12 Kasım 2009 Perşembe

Aşkın (500) Günü: Aşk 2 bilinmeyenli denkleme eşit midir?


Son zamanlarda sıkça denk geldiğimiz, klişe moddaki romantik komedi filmlerinin aksine tamamen gerçekçi öğelerden yola çıkarak hazırlanan Aşkın (500) Günü'nde beklenti ve gerçekler arasında sıkışıp kalmış esas kız ve esas oğlanın hikayesinin yansımasını beyazperdeye gün bazında düşerken izliyoruz.

Psikolojik etkileşim sürecinde renk skalasının önemine de bir nebze değinildiği gözlemlenen filmde olumlu giden hemen her şeyde daha aydınlık ve daha güzel bir atmosfer yaratılırken, olumludan olumsuza doğru seyreden olgularda da daha gri ve puslu ortamlardan yararlanıldığına şahit oluyoruz. Bu durum her ne kadar kimi kesim tarafından basite kaçan bir detay gibi gözükse de, filme olumlu etkisi de su götürmez gerçeklerden birisi olarak değerlendirilebilir.

Bugüne kadar alışmış olduğumuz romantik - komedi filmleri tezini, tarzıyla açık ara çürütmeye dayalı bir kurguya sahip olan filmde, süreç tersten işlemek yerine, olabildiğince yalınlığıyla en baştan en sona doğru izleyiciyi götürerek, bir nevi kendinizden bir parça detay bulmanızı da bahaneyle kolaylaştırmış oluyor.

Alışılmamış türde bir romantik komedi olan Aşkın (500) Günü'nde, aşkın gerçek olduğuna inanmayan Summer ve Summer'a aşık olan Tom'un hikayesini izliyoruz.

devamını okumak için tıklayınız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder